Music press kitsQuantcast

10 Şubat 2010 Çarşamba

DOĞRULARI KONUŞALIM MI BİR KERE ? 
Gerçekler, benden bir parça. Bana yalanlarınızla gelmeyin sakın. Sahte gülüşler, ezberden okunan kelimeler istemiyorum. Bana sadece kendinizi getirin. Açık seçik, her ne şekilde olursa olsun. Bu daha makbul. Oyun oynamayın sakın. Bir bilinmezlik sokmayın araya. Cevaplar net, sorular açık. Çekip gitmekte serbestsin. Tanıyamadığın bu ben, tanıyamayacağın bir sen olur. İçinden ne geçerse, söyle gerçek yapalım o zaman. Hayatı geniş açılarla yaralayalım. Bir çizik de sen at resminin en mükemmel yerine. Ne de olsa o da boş. Senle geçecek her dakika daha bir gerçek olsun bana. Sıyrılayım bu her yanı sentetik dünyadan. Boyutuma boyut kat. Kabul edemeyeceğim bir cevapla yaralama beni.
BENİM İÇİMDEN GEÇEN BUNLAR DEĞİL
Evet, bu bir serzeniş bir bakıma. Kendime, sana ve herkese. Güç gösterisine gerek yok desene. Buraya kadar ki herşey ispatladı beni zaten. Ama hala ezilenler var. Ezenleri ezenler var. Bilmezler ki, amaçlarına ulaşamayacaklar. Benim üstümde kimse yok. Altım da tam bir boşluk. Sanki ayrı, tek, erişilmez. Ama bakanlar var uzaktan. Çok küçükler, zayıflar, kırılganlar. Bense çok düzgün, çok mantıklı, çok doğru geldim onlara. Yaşam amaçlarını kaybetmişler bilmeden, bilmemezlikten gelmişler. Nereye gidiyorsun dersen. Koca bir boşluk benimkisi. Ama beni rahatlatan, tüm dış etkilerden uzakta bir yer. Hiç anlayamayacağım bir evre. Zihnimin boşalacağı, rahatlayacağı devre.
Amacıma ulaştığımı fark edemeyeceğim için üzülüyorum. Ama olsun, dünya beni unutacak. Bense herşeyi... Seni, onu ve en önemlisi kendimi. Bir oyun oynamıştık diyemeyeceksiniz bana. Ben de size, sizden ne kadar çok nefret ettiğimi. Sadece zevk alın, acılarınızı başkalarına satın. Bana döndüğünüzde, işte o an. Ben çoktan uzaklaşmış olacağım. Bana dair izlerimi takip edin ama. Sonunda çok şaşıracaksınız buna eminim nasıl olsa. Şimdiden bol şanslar...
DÜŞÜNME
 Günler geçiyor birbir. Hiç yavaşlamadan, hiç hızlanmadan. Aynı dakikalar, aynı saatler. Bense bıkıyorun artık, istemiyorum şu anı. Değişmeyenlere bağırıyorum, istenmediklerini anlatmaya çalışıyorum. Çaresizliğimi açığa vuruyorum, içimdeki bağıran seslere inat. İnsanlar bitirmişler, bu sancılı hayatlarını, bir bakıma çareyi umarak. Bir arkadaş, bir dost yakınlığına muhtaç. Beraber ağlamak, hüzünlü bir akşamüstünde. Belki de önlenirdi felaketler bu sayede. Belki bir fidan kırılganlığı, bir ağaç kalınlığına uzanırdı; sayısız ormana yol açılır. Doğa sana söylerdi bütün güzellikleri.
Hüznümü yarım bırakamadım. Sesli sesli söyleyemedim, bu suskunluğumun açıkta bırakmadığı derinliklerimi. İster istemez kötü oldum. Yapmak istemediklerim önümde sırada. İnatla uğraşsam da, yakınımdalar. Kopamadım bu limandan. İsterdim, bilinmezlik daha iyi sanki şuan ki  durumda. Geçmesini dilediğim fırtına, bana yaklaşmakta daha da. Bir ses duysam, onun yanına koşacağım son sürat. Unutmak için çabalayacağım onun yanında. Beni kendine benzetmesini isteyeceğim. Onun gibi, herkes gibi, kendim gibi olmak... Belki de hiç olmayacak.
SÖYLEMEYE ÇALIŞTIM

Manasız sohbetler çıkmazında. Ağzımdan çıkan her kelime yapay, sanal bir oyuncu. Sesler duyuyorum uzaklardan; sanki yakınımdalar. Yoksa içimden geçenler mi ? İnsan, insan olmaktan çıkıyor. Herşey tuşlara bağlanmış. Ayaklar sürülüyor... Yüzyüze konuşmaya cesaret, deniz altında saklanmış bir mucize. Sesler duyuyorum, beni korkutan sesler. Basmaya korkar, orda bile kendi değil. Başka bir dünya, tehlikeli. Yalnızlığına tiryaki olmanı sağlayan sersem serseri. Yüzleşmedikçe yaklaşan, yakınlaşan. Tanıyamadığın insanlar, hep beraber konuşurlar. İçinden çekip alacak hiçbir şey yok. Boş. Saydam. Belli değil. Manasız. Çoğalıyorlar; rüzgarına kapılanlar memnun gibi. Geçen zamanın dikkatini çekiyor bu. Elbet dönmeyecek. Ama konuşulanlar sahte, cevap vermeye gerek yok. Çık ve uzaklaş. Bırak; onlar yalan dünyalarında, yalan insan figürleri ile yalan bir gerçeklik ile beraber olsunlar. Canlarını yakmayanlarla beraber mutluluk ve samimiyet tabloları çizsinler tuvallerine. Çizdikçe bozulacak, boyalar akacak, resim dağılacak. Sonuçta, en sonunda ellerinde koca bir hiçlik kalacak.
Related Posts with Thumbnails