Music press kitsQuantcast

10 Şubat 2010 Çarşamba

DÜŞÜNME
 Günler geçiyor birbir. Hiç yavaşlamadan, hiç hızlanmadan. Aynı dakikalar, aynı saatler. Bense bıkıyorun artık, istemiyorum şu anı. Değişmeyenlere bağırıyorum, istenmediklerini anlatmaya çalışıyorum. Çaresizliğimi açığa vuruyorum, içimdeki bağıran seslere inat. İnsanlar bitirmişler, bu sancılı hayatlarını, bir bakıma çareyi umarak. Bir arkadaş, bir dost yakınlığına muhtaç. Beraber ağlamak, hüzünlü bir akşamüstünde. Belki de önlenirdi felaketler bu sayede. Belki bir fidan kırılganlığı, bir ağaç kalınlığına uzanırdı; sayısız ormana yol açılır. Doğa sana söylerdi bütün güzellikleri.
Hüznümü yarım bırakamadım. Sesli sesli söyleyemedim, bu suskunluğumun açıkta bırakmadığı derinliklerimi. İster istemez kötü oldum. Yapmak istemediklerim önümde sırada. İnatla uğraşsam da, yakınımdalar. Kopamadım bu limandan. İsterdim, bilinmezlik daha iyi sanki şuan ki  durumda. Geçmesini dilediğim fırtına, bana yaklaşmakta daha da. Bir ses duysam, onun yanına koşacağım son sürat. Unutmak için çabalayacağım onun yanında. Beni kendine benzetmesini isteyeceğim. Onun gibi, herkes gibi, kendim gibi olmak... Belki de hiç olmayacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

i

Related Posts with Thumbnails